Hac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Aralık 2011 Pazar
Osmanlı’da Hacı Uğurlama
Hacca gemilerle gidilir ve mutlaka Cuma günü yola çıkılırdı. Uğurlamaya gelenler yanlarında beş on simit getirir, ikiye bölerek yarım simitleri hacı adaylarına verir, diğerlerini yanlarına alırlardı. Bununla, yarım simitler yendikçe telefon ahizelerinin iki ucundaki insanlar gibi, aynı frekansta buluşulacağı ima ediliyordu.
Müjde
İmam-ı A’zam hazretleri son haccında, Ka’be-i mu’azzama içine girip burada iki rek’at namaz kıldı.
Nemazda bütün Kur’an-ı Kerimi okudu. Sonra ağlayarak ( Ya Rabbi! Sana lâyık ibâdet yapamadım. Fekat senin akl ile anlaşılamıyacağını iyi anladım. Hizmetimdeki kusurumu, bu anlayışıma bağışla!) diyrerek dûa etdi.
O anda bir ses işitildi ki, ( Ey Ebû Hanîfe Sen beni iyi tanıdın ve bana güzel hizmet etdin. Seni ve kıyamete kadar senin mezhebinde olup, yolunda gidenleri afv ve magfiret etdim) buyruldu.
Nemazda bütün Kur’an-ı Kerimi okudu. Sonra ağlayarak ( Ya Rabbi! Sana lâyık ibâdet yapamadım. Fekat senin akl ile anlaşılamıyacağını iyi anladım. Hizmetimdeki kusurumu, bu anlayışıma bağışla!) diyrerek dûa etdi.
O anda bir ses işitildi ki, ( Ey Ebû Hanîfe Sen beni iyi tanıdın ve bana güzel hizmet etdin. Seni ve kıyamete kadar senin mezhebinde olup, yolunda gidenleri afv ve magfiret etdim) buyruldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)